DİPLOMALI İŞSİZ Mİ? KÖYÜNDE DİPLOMASIZ AĞAMI?

Bilal Çıkrık
Bilal Çıkrık 20 Ekim 2018 - Bu Makeleyi 426 kişi okudu.

1 yılı aşkın bir süredir siteye yazma imkanım olmadı. Gözden ırak olan gönüldende ırak olur misali arayı uzak tutmamak adına yeni eğitim ylılının başladığı bu günlerde bir kaç kelam edeyim istedim. 

Herkesin malumu olduğu üzere son yıllarda ülkemizde üniversite sayısında ciddi manada artış meyadana gelmiştir. Nerdeyse her ilimizde bir üniversite bulunmaktadır. Gençlerimiz diploma sahibi olabilmek, gelecekte iyi bir kariyer sahibi olmak adına değişik değişik adını yeni duyduğumuz bölümleri tercih etmekte ve bu bölümlerde okumaktadırlar.  

Gençlerimizin hayatları dizayn edilirken  ailelerimizin bir kaç hususa dikkat etmelerinde fayda vardır. 

1.Çocukların yeteneklerine göre istedikleri alanlarda okumalarının veya çalışmalarının sağlanması. İnsanların istemedikleri alanlara yönlendirilmeleri, hayatın ilerleyen dönemlerinde mutsuz olmalarına sebebiyet vermektedir. Mutlu olmak için herkesin  istediği mesleği yapmaya yönlendirilmesi gerekir. Geçen günlerde bir Doktorla ayak üzeri yaptığımız sohbette "Kendilerinin 4 kardeş olduğunu, babalarının yönlendirmesi ve zorlamasıyla 4 ününde Doktor olduğunu, kendisinin yaptığı işi sevmediğini" ifade etti. Dışarıdan gıpta edilerek bakılan bir meslek olan doktorluğu yapan birisinin sevmeden yapmasının zorluklarını siz değerli okuyucularımızın takdirine bırakmaktayım. 

2.Eğitimden ziyade öğretimen önem verilmeli, diploma sahibi bireyler yerine, kişilik sahibi, güvenilir, saygın bireyler yetiştirmek ülkemizin ve toplumumuzun geleceği açısından daha sağlıklı olacaktır. Herkesin üniversite mezunu olmasına gerek yoktur. Ara eleman diye tabir edilen zanaatkarların  (Kuyumcu, araba tamir ustası, Duvar ustası, Kayıp Ustası vs) büyük bir kısmı, işsizlik sıkıntısı yaşamadığı gibi üniversite mezunu olanlardan daha fazla kazanç elde etmektedirler.  

Atalarımız "Hazıra dağ bile dayanmaz" demişlerdir. Ülke nüfusunun büyük bir kısmı şehirlere yığılmıştır. Şehir nüfusunun bir kısmının (Özelilkle gençlerin) kırsala göçü sağlanmalı ve buralarda atıl halde kalan arazilerde üretim yapmaları (tarım - hayvancılık) teşvik edilmelidir. Kırsalda çoğu şeye para vermeden, kendimiz üreterek, şehir yaşantısının stresinden uzak ve daha ucuz bir şekilde hayatımızı devam ettirme imkanımız bulunmaktadır. 

Ülkemizin geleceği açısından üniversite sayısını artırmak ve diplomalı işsizler ordusu oluşturmak yerine, üniversite diploması olmayan ancak kırsalda üretim yapıp ülke ekonomisine katkı sağlayan gençler geleceğimiz açısından daha faydalı olacaktır. Böylece işsizlik sorunununda nispetende olsa önüne geçilmiş olacaktır.