REFERANDUM SONUÇLARINI OKUMAK

Bilal Çıkrık
Bilal Çıkrık 17 Nisan 2017 - Bu Makeleyi 1689 kişi okudu.

16 NİSAN 2017 TARİHLİ REFERANDUM ÜZERİNE ;

 

En son yazımı  kaleme aldığım tarih 29.Aralık.2016’dır. Aradan 3 ay 19 gün geçti. Sitemiz www.dkv.com.tr isminden de anlaşılacağı üzere  yöresel haberlerin yer aldığı, yöremizin tanıtımının yapıldığı bir sitedir. Siz değerli okuyucularımızın izniyle bu gün Türkiye’nin içinde bulunduğu son süreci değerlendiren kısa bir yazı kaleme almak istiyorum.

 

Kosovada  yaşayan ve 2014 yılının Temmuz ayında Prizren’e gittiğimizde tanıştığım yetim bir çocuğun bana attığı mesaj üzerine bu yazıyı yazmaya kati olarak karar verdim.Mesajı sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

16.04.2017 saat 22:02 de …”Merhaba Bilal Abi, seçimler olduğunu öğrendim, İnşallah Türkiye için hayırlı ve Müslümanları koruyan biri seçilir.İnşallah Türkiye için ve hepimiz için en iyisi olur. Dualarımız sizinle. Allaha emanet olun”… telefon yanımda olmadığı için cevap yazamadım.

 

16.04.2017 saat 22:25 de …”Gözümüz aydın Erdoğan kazanmış”…

 

Türkiye dışında yaşayan Müslümanların Türkiye de yapılan bütün seçimlere bakış açısını bu cümlelerin özetlediği kanaatindeyim.

 

16 NİSAN 2017 TARİHLİ REFERANDUMUN KAZANANLARI ;

 

1.Recep Tayyip ERDOĞAN

 

2.Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti olarak medet uman ırkdaş ve dindaşlarımız.

 

16 NİSAN PAZAR GÜNÜ YAPILAN REFERANDUMUN KAYBEDENLERİ ;

 

1.Bürokrasi, memuriyet sistemi ve Yargı.

 

2.Hantallaşmış ve ruhunu kaybetmiş, samimiyetin yitirmiş yapmacık tavır içinde bulunan siyasetçiler.

 

Referandumda alınan sonuçlar detaylı bir şekilde incelendiğinde ;

 

10 Ağustos 2014 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Recep Tayyip ERDOĞAN seçmenin % 51,7’sinin oyuyla Cumhurbaşkanı seçildiği, 16 Nisan 2017 Pazar günü yapılan  referandumda  seçmenin % 51,4’ünün değişikliğin lehinde oy kullandığı, % 48,6’sının ise değişiklik yapılmasını onaylamadığı,

 

Recep Tayyip ERDOĞAN’ın 2014 seçimlerinde almış olduğu oy oranını koruduğu ve seçimlerin tek başına galibi olduğu, 3 yıl önceki seçimde almış olduğu desteği muhafaza ederek (iktidar olmanın bütün yıpratıcı etkilerine rağmen) büyük bir başarıya imza attığı,

 

Toplumumuzun ferasetli ve sağduyulu bur toplum olduğu, toplumun ortak aklının çok doğru kararlara imza attığı, (Çok oy verip kimseyi azdırmadığı, az oy veripte bezdirmediği…J))

Referandumda ortaya çıkan sonucun 15 Temmuz işgal girişimine karşıda bir tepki olduğunun gözden kaçırılmaması gerektiği,

 

REFERANDUMUN KAYBEDENLERİ ;

 

Türk toplumunun ekseriyatı değişimden yana olduğunu, mevcut düzenin ihtiyaçlara cevap vermediğini, sadece yönetim sisteminin değil, ağır-hantal yapılı bürokrasinin ve Yargının da yeniden yapılanması gerektiğini ortaya koymuştur. 657 sayılı kanun ile memuriyetin tanımının  değişmesi gerektiği bir kez daha görülmüştür. Özel sektörde çalışan birisinin işini yapmaması halinde, iş garantisi bulunmamaktadır. Aynı durum kamu çalışanları için söz konusu değildir. İşini yapması durumunda aynı yerde bulunma, zaman içinde kendini ispatlaması halinde de değişik pozisyonlarda görev alarak yükselebilme  imkanı ortaya çıkacaktır. Kamuda ise devlet memuriyetine  giren bir kişiye 30 yıl boyunca kimse dokunamamaktadır. Zaman içinde sürekli aynı işi yapma sebebiyle bıkkınlık, yılgınlık ve güncel tabiriyle metal yorgunluğu oluşmaktadır. İnsan doğası gereği sürekli gelişime açıktır. İnsan fıtratı gereği gelişim aynı zamanda zorunluluk arz etmektedir.  Hayat tecrübesi olmayan insanların devlet memuru yapılması,  yönetimde söz sahibi olması, alınan kararlarda ve işleyişte vatandaşın önüne set çekmekte,  işlerin yürümesine engel olmaktadır. Ülkede adalete güven kalmamıştır. 2016 yılında yapılan ankette toplumun % 70 inin Adalet sistemine güvenmediği ortaya çıkmıştır.  Bu cümleyi Adalet Mekanizmasının savunma ayağında bulunmam sebebiyle söylemek beni daha fazla üzmektedir.

 

16 Nisan referandumunun kampanya sürecinde ruhunu kaybetmiş, iş yapmaktan ziyade iş yapıyor görünme sevdasında olan, siyaseti topluma hizmet aracı olarak değil bir iş olarak gören zihniyetin başarısının ne olabileceğini de  gördük. 2 dönemden fazla milletvekili veya belediye başkanı vb. yapılması durumunda metal yorgunluklarına sebebiyet verdiği açık bir şekilde görülmüştür. Resim çekerek twitter – facebook vb sosyal medya araçlarında paylaşım yaparak çalışma yapılamayacağı bu süreçte de bariz olarak ortaya çıkmıştır.

İnsiyatif kullanmayan, yanlışa yanlış, doğruya doğru demeyen il başkanları-ilçe Başkanları ve sorumluluk makamında bulunan kim var ise değiştirilmeleri zorunluluk haline gelmiştir.

Ehline verilmeyen işler ele yüze bulaşmaya mahkumdur. Filancanın yakını, filancanın kardeşi, amcası-dayısı-dostu-arkadaşı-yalakası-iş ortağı kriterleri baz alınarak yapılan tercihlerin Allahın emirlerine aykırılık teşkil ettiği gibi sonuçları da  ortadadır.

(Nisa Suresi 58. Ayet ; Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasında hakemlik yaptığınız zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Muhakkak ki Allah, onunla (bununla) size ne güzel öğüt veriyor. Ve muhakkak ki Allah, en iyi işiten ve en iyi görendir.)

 

Sorumluluk ve karar mekanizmasında olanların sonuçları doğru okuması gerekmektedir. Referandum sonuçlarının toplumumuz ve ülkemizin gelişimine ve dünyada söz sahibi olmasına, birlik ve beraberliğimize katkı sağlaması temenni ederim.

 

Saygılarımla…