Eskiye Özlem

Bilal Çıkrık
Bilal Çıkrık 01 Aralık 2015 - Bu Makeleyi 1698 kişi okudu.

ESKİYE ÖZLEM..

İnsanlar  geçmişi özlemle anar,  geçmişteki anılarını konuşarak ve düşünerek hayaller kurarlar...

Ayrıca her bireyin  kafasının bir köşesinde  sakin ve basit bir yaşam sürme hayali vardır…

Meşhur bir hikayedir, pek çoğumuz bilir,  ama meramımızı  anlatmakta bize kolaylık sağlayacak iyi bir örnek olduğu için,  hikayeyi bilen okuyucularımızın  affına sığınarak anlatacağım..

Adamın biri Deniz Kenarında Oltayla balık tutuyormuş, yanına birisi gelip, oltasıyla balık tutmaya başlamış..Sonradan gelen adam, uzun uzmandır orda oltayla balık tutan adama “Bir oltam daha olsa, daha fazla balık tutarım, o balıkları satarak 1 oltayla tuttuğum balıktan daha fazla para kazanırım” demiş..Hatta 2. Bir oltayı alıp daha çok balık tutarım, sonra 3., 4. Oltayı alırım..

Sonra kazandığım parayla bir kayık alırım..Derken 2., 3. Kayığı alırım, zamanla büyük bir balıkçı teknesi alırım daha çok para kazanmak için…Sonra 3-4 belki daha fazla büyük balıkçı teknesi  alırım…Teknelerle tuttuğum balıkları işlemek için balık işleme ve ambalajlama tesisi açarım…Böylece daha da çok para kazanırım…

Yanında sakin sakin oltasıyla balık tutan adam “Peki sonra ne yaparsın?” diye sorunca..O kadar çok param olunca, oltamı alıp balık tutmaya giderim, kafama göre takılırım” demiş…

Sakin adam, heyecanlı ve zengin olma hayali olan balıkçıya “Ben zaten şu an onu yapıyorum, ne gerek var bu kadar hengameye, bu kadar telaşa, bu kadar sıkıntıya”…

Başımızı avuçlarımızın arasına alıp düşündüğümüzde ; Hayat yolculuğunda, çıktığımız yer ile  varmak istediğimiz yerin aynı olduğu apaçık bir gerçektir...

Köyden kente gidenler para kazanma, zengin olma ve sonrasında köylerine geri dönüp rahat bir hayat yaşamanının özlemini  taşımazlar mı?...Hepimizin Babaları, dedeleri bu hayalle gurbete çıkmadılarmı?...Kimisi bu hayalini gerçekleştiremeden gurbet ellerinde can verdi?..Kimisi emeklilik günlerinde ata toprağında geçirdi, kimisinin ise cenazesi köyüne geldi..Kimisinin cenazesi bile memleketine ulaşamadı…

Gurbete çıkan ilk nesil büyük oranda hayata gözlerini yumdu. Gurbete çıkanların çocukları, hatta bir kısmının torunları bile hayata gözlerini yumdu.

Bizler farkına varmadan, gurbet sıla, sıla ise gurbet oldu. Artık nesil değiştikçe yeni nesilde köylere gitme oranı azalmaya başladı.

İnsanımızın birbiriyle bağlantısı azaldı. Şehirleşme ve teknolojinin hayatımıza taarruz etmesiyle insani ilişkilerimiz minimize oldu.

O nedenle her birimize çok ciddi görevler düşmektedir. Bunları başlıklar halinde sıralarsak ;

1.Mutlaka her yıl düzenli bir şekilde Ata toprağını ziyaret etmek,

2.Bu ziyaretlerde aile bireylerini de yanımızda götürmek,

3.Aile bireylerinin bir arada bulunup birbirleriyle bir şeyler paylaşabileceği ortamlar hazırlamak, bu sadece yemek ve kahvaltı ortamı olmamalı, insanların birlikte bir şeyler yapabileceği, iş, sivil toplum kuruluşu vb ortamlar olmalıdır.

4.Teknolojiyi sadece günlük hayatımızı kolaylaştıracak düzeyde kullanmalı, hayatımızı kilitleyecek düzeyde içiçe bulunmamalıyız...

5.Özellikle Cenaze ve Düğün gibi ortamlara aile bireylerini de götürmeli ve aile bireyleri ile akraba, eş dost ve hemşehrilerin birbirlerini tanımalarını sağlamalıyız.

Yukarıda saymış olduğumuz birlikteliği sağlayıcı bu faaliyetleri yapmamamız halinde çok değil belki 5-10 yıl gibi kısa bir süre sonra “Akraba bilinci olmayan, eşini dostunu tanımayan, yardımlaşma duygusundan yoksun” bireylerin münferit hayat yaşadığı bir toplum olmamız kuvvetle muhtemeldir.

İnsanların birbiriyle menfaat değil insani değerler etrafında birleştiği, yardımlaştığı, arkadaşının karnı ağrıyorken kendi karnını oğuşturduğu bir toplumda yaşama temennisiyle hepinize saygılarımı sunarım…

Saygı ve hürmetle..

 

 

 

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
Haşmet 600
06 Aralık 2015 - 02:17
Çok önemli bir konuyu gündeme getirdiniz ve değerli tavsiyeleriniz için de teşekkürler...Fakat aile bireyleriyle geçirilecek vaktin yüzlerce sinemaya bedel olduğunu farkedemedik ki..ne hacet sıla-i rahime...
İsmail GENÇ
01 Aralık 2015 - 23:11
Yazınızı okudum, çok beğendim.İşlemiş olduğunuz konu gerçekten çok önemli