Mezereyi Kaybetmeyelim!

Mehmet Günaydın
Mehmet Günaydın 02 Ocak 2015 - Bu Makeleyi 3575 kişi okudu.

Kader, dinimizin iman esaslarından biri olmasına rağmen anlaşılması bir hayli zor olan konulardan biridir. Bu bağlamda tarihi süreç içerisinde kader ile ilgili değişik ekoller meydana gelmiştir. Burada bu tartışmalara girecek değiliz. Ancak meselenin daha kolay anlaşılabilmesi için yaşanan ve nükte olmuş bir olayı örnek vermenin faydalı olacağını düşünüyorum. Meselenin güncel olan bedelli askerlikle ilgili olduğunu da belirtelim.

Şöyleki: Dernekpazarı Merkez Mahallesi'nden "Ali Kuzi" diye bilinen Ali Güveli'nin askerliği Yemen'e çıkar. Hani "Şu Yemen elleri ne de yamandır" diye adına türküler yakılan Yemen! Ali Kuzi'nin Yemen'e asker olarak gideceği kesinleşince gitmeme eğiliminde olduğu için doğrudan babasına aktaramadığı düşüncelerini arkadaşlarıyla paylaşır. "Uşaklar! Ben hep yaylalarda büyüdüm ve çobanlık yaptım. Yemen'e gidersem o sıcaklara dayanamam ve ölürüm. Mezeredeki araziyi satıp bedel verelim ve askere gitmeyeyim." Arkadaşları da elçiye zeval olmaz misali konuyu babasına anlatmaya karar veririler. Denilenleri dinleyen babası hiç de tahmin edemeyecekleri şu cevabı verir:

"Eğer onun yaşayacak günü varsa Yemen'e gider, askerliğini yapar ve gelir. Yok! Eğer yaşayacak günü yoksa orada da ölecek burada da ölecek. Hiç olmazsa Mezereyi(araziyi) kaybetmeyelim."

Bildiğim kadarıyla Ali Kuzi ile birlikte köyümüzden yirmi dört kişi asker olarak Yemen'e gitti. Yirmi üç kişi şehit oldu. Sadece Ali Kuzi döndü. Dönüşünde İskenderun limanına kadar gemi ile geldi. İskenderun'dan Trabzon'a yaya olarak yürüdü. O dönemde Of genelinden bin yüz! kişi asker olmuş, yüz kişi dönebilmiş. Dönüşlerini karşılamaya gidenler sevinç nişanesi olarak silah atmak istemiş ama büyük çoğunluğun dönemediğini öğrendiklerinde bundan vazgeçtiklerini Ali Kuzi'nin torunu Mustafa Güveli'den (Lokantacı Mustafa Güveli) dinledim. Bu nüktenin yorumunu okuyuculara bırakıyorum. Ancak bu vatan için şehit ve gazi olan ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyor, hatıratları önünde saygıyla eğiliyorum. Ruhları şâd, mekânları cennet olsun.

Bu vesile ile Ali Kuzi ile ilgili olarak Mehmet Atalay’dan dinlediğimi aşağıya alıyorum:

Yurt Yaylası'nda güz mevsiminde herkes iner ama sürüsü olanlar kalırmış. Güveli Ali Kuzi’nin de sürüsü var. Hayli zaman kalırmış. Havalar soğuyunca daha sıcak olur diye sürüyü yaylanın alt taraflarına götürür. Bu esnada şu dizeleri söylermiş:

Issızlandı yaylalar

Ne can kaldı, ne cin kaldı, ne nefes.

Yapın bana bir gömlek

Boyu uzun kendi kısa

Kolları kafes kafes.

Yapalım biraz seyir

Hem so hayat, hem sokşeyir, hem abes.
 

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır..
Herhangi bir yorum yapılmadı, ilk yorumlayan siz olun!