Bugün Herkes Vefalı
“VEFA” BİZİZ!
Hem günlük hayatımızda hem de ilimler sahasında “vefa” kelimesi bizim için önemli ve değerlidir. İlimler sahasında, farklı disiplinlerde çeşitli anlamları ifade edebilir. Örneğin tasavvuf da, inanışa göre Allah-u Teâla, Kalu-Bela’da “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” diye sormuş tüm insanlarda cevaben “Evet, sen bizim Rabbimizsin.” Demişler. İşte “Vefa” tasavvufta ahittir, insanoğlunun yaratıcısına vermiş olduğu sözdür.
TDK’ya göre ise “Vefa” kelimesinin birden çok anlamı bulunmaktadır. Mesela bir tanesi “dostluk ve arkadaşlık bağlarının devamını sağlamak, arkadaşlığının kıymetini bilmek.” Vefalı olmak, arkadaşına, komşuna, düştüğünde yardım edenine, “Devletine” vefalı olmak….
Ülkece geçirdiğimiz bu zorlu günlerde çevremizde gördüğümüz şey “VEFA” Elbette yapıcı olmaya çalıştığımız bu günlerde sırtımızdan bıçaklandığımız anlar da var. Ama o kadar güzel vefa örnekleri görüyoruz ki…..
Ben birkaç tanesine dikkat çekmek istiyorum;
“Ümitsizliğin ardında nice ümitler var,
Karanlığın ardında nice güneşler.”
2020 yılında hepimizin şahit olduğu salgın hastalık dönemde, Türkiye’nin İtalya’ya yapmış olduğu tıbbı yardım kutusu üzerinde yazılan Mevlana sözü. Bugün aynı söz yine yardım kolileri eşliğinde ülkemize geri dönüyor. İtalya Devleti ve halkı iyiliği karşılıksız bırakmıyor. Onlar vefa ne demek biliyor.

Görselde ne görüyorsunuz?
Ben, “Vefa” görüyorum. Yıllar önce Türkiye Devleti’nin yardıma gittiği Güney Kore bugün yardım için Türkiye’de. 1950-1953 yılları arasında önce iki devlet arasında başlayan savaş, ardından uluslararası bir boyut kazandı. Sonrasında Türkiye’nin destek için gittiği Güney Kore ülkesi bugün destek için Türkiye’de. Vefa, takriben 50 yıl önce yapılan yardımı unutmamak idi. Onlar da vefa ne demek biliyor.

Peki bu görsel….
Türkiye’de gerçekleşen bu afette ilk yardım eden ülke Azerbaycan oldu. Hem devlet hem de halk yardım için seferber oldu. Bağışladığı montun cebine şekerlemeler koyan teyze, kızının çeyizini depremzedelere gönderen ve tek kelime etmeden bize dünyaları anlatan amca, “Kış soğuğunda evsiz kalmanın ne demek olduğunu iyi biliriz.” Deyip iki göz odasından bulduğu eşyaları Türkiye’ye gönderen abimiz Server Beşirli. Yardımın büyüğü küçüğü olmaz ama dar günlerde yapabildiğin yardım en değerlisi olur. Şimdi, hangi filolog hangi literatür vefayı tanımlayabilir ki? Vefa sizsiniz. Vefa geri dönen Mevlana sözü, vefa tek kelime etmeden bize dünyaları anlatan o amca, vefa kilometrelerce uzaktan gelenler.
Vefa, ilk günden beri afet bölgesinin yaralarını sarmaya çalışan Türkiye halkı. Fakat Türkiye halkına sadece düşen vefa bu değil. Kalu-Bela’da verdiğimiz söz. Var oldukça, bize bahşedilen her nefeste Rabbimizi zikrederek, sabır göstererek, bir ceza değil imtihan bilinciyle yaratıcımıza vefa göstermek. Yükümüz ağır ama ne demiştik ümidimiz hep var.
Temel İslami Bilimler,
Lisansüstü Öğrencisi


