Dolar
Euro
Altın
BİST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

HAD BİLDİRME

NİZİP HAKİMİ..
A+
A-
15 Şubat 2025 15:57
553

Kiminiz yazının başlığını biraz ilginç bulabilir. Yazının niçin böyle bir başlık kullandığımı, yazının alt kısımları okunduğunda daha iyi anlaşılacağı kanaatindeyim.

Günümüz insanının en temel özelliği her durumdan şikayetçi olmasıdır. Sorunların ne olduğu herkesin malumu, peki bu sorunların çözümü için sunmuş olduğumuz katkı ne? Ya da olayın neresindeyiz. Sorun doğuran tarafında mı? Çözüm tarafında mı? Toplumun geneli ne a şıkkında belirtilen tarafta, nede b şıkkında belirtilen tarafta, ne c şıkkı, yani hiç bir tarafında değil, yazıkki bi taraf, yani bir tarafı bile yok, sürekli serzenişte bulunmak daha cazip geliyor olsa gerek.

Had bildirmenin insanların anlayışlarına göre pek çok çeşidi var.

1-Kimi insana hatasını anlayabilmesi için bir bakış yeter.

2-Kimi insana bir kaç kelam etmek gerekir.

3-Kimi insana biraz ağır sözler sarf etmek gerekir.

4-Baktınızki ilk 3 yol işe yaramıyor, iletişimi kesmek gerekir.

İlk 4 yolda işe yaramazsa onun için yapılabilecek bir şey kalmamıştır. Günümüz tabiriyle o artık “Ümitsiz Bir Vakadır”.

Adalette bir had bildirme aracıdır. Yukarıda saymış olduğumuz şekilde had bildirilmeyen, yada had bildirildiği halde düzelmeyen insanlara karşı artık adalet mekanizması devreye girer. Adaletin “Had Bildirmesinin” sonuçları çoğu zaman ağır olur. Haddini bilmeyenler bu hadsizliklerinin bedelini kimi zaman ekonomik olarak öderler, kimi zaman ise özgürlüklerinden mahrum kalarak hayatlarının bir dönemini 4 duvar arasında geçirirler.

Bu günkü yazımızın asıl konusu ; Toplumsal had bildirme. Adaletle alakalı kısım bizim dışımızda kendi mecrasında yürümektedir.

Bizler usulü erkanınca yanlışlık gördüğümüz yerlerde eğerki düzeltme yönünde bir irade ve tavır ortaya koymaz isek hadsiz insanlar dozajı artırarak hadsizliklerine devam edecektir. Hadsizliğe maruz kalmamamın ön koşulu had bildirmektir.

Yazıma pek çoğumuzun bildiği bir Nasrettin Hoca hikayesiyle son vermek istiyorum.

Timur Ankara savaşından sonra ordusunda bulunan filleri kışı geçirmeleri için 1 er  1 er kışı geçireceği ordugahın bulunduğu civar köylere dağıtmış. Nasrettin Hocanın köyünde 1 tane fil göndermiş. Köylünün ancak kendi hayvanlarına yetecek miktarda samanı bulunmaktadır. Köye gelen fil bu hesabı bozmuştur. Köylü toplanır ve Nasrettin Hocanın yanına gider, derki “Hocam, Timur seni sever sayar, bu fil bizim kendi hayvanlarımızın erzağını yiyip bitiriyor. Böyle giderse bizim hayvanlarımız erzaksız kaldıkları için yaza yetişemeyecekler, açlıktan ölecekler. Sen bu Timur’un yanına git, durumu anlat, bu Fil’i bizim köyden geri alsın”. Hoca “Tamam, ancak bir şartım var, bütün köylü benim ardım sıra Timur’un yanına gelecek, durumu birlikte ona anlatacağız” deyince köylüde kabul etmiş.

Bir sonraki gün sabah namazını müteakip  Nasrettin hoca köylülerle birlikte yola çıkar. Yolun yarısına geldiklerinde kafasını çevirip arkasına baktığında köylünün yarısının olmadığını görür. Yola devam ederken köylüler teker teker peşinden ayrılır. Nasrettin Hoca tam Timur’un çadırının önüne gelir, kafasını arkaya çevirir bakar kimse yok. Çadırın önüne gelmiştir, artık geri dönme şansıda yoktur. Muhafız hocayı tanır, Hocaya “Buyur hocam ne istiyorsun” deyince, Hoca’da “Timur’a bir durumu arz edeceğim” der. Muhafız durumu Timur’a arz eder, Timur hocaya saygısından onu bekletmez, hızlıca çadırına aldırır ve baş köşeye Hocayı oturtur. İzzet ikramda bulunur, Hocaya kendisinden ne istediğini sorar. Hoca, Timur’a “Hünkarım bizim köye 1 tane fil göndermişsin, köylü bu fili çok sevdi, senden ricamız 2. fili göndermen” der ve Timur birkaç gün içinde Hocanın köyüne 2. fili gönderir. Nasrettin Hoca’da köylüye bu şekilde Haddini bildirmiş olur.

Kalın sağlıcakla….

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
7 Ocak 2025 11:35
30 Aralık 2023 16:52
25 Eylül 2022 13:15
25 Eylül 2022 12:22
3 Ekim 2022 09:36
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.