Değişen Dünya ve Gençlerimiz.
Su gibi akıp giden zaman mı, yoksa zaman içinde kaybolan değerlerimiz mi?
Rahmetli babam anlatırdı bana,14 yaşında gurbete çıkıp yaşadıklarını.
Aydın Nazilli’de o zaman ki adıyla Sümerbank’ın basma fabrikasında yaşı tutmadığı için başkasının kimliğiyle işe başladığını. Bekâr lojmanlarında kalıp, gündüz çıkan tabldot yemek artıkları ile gece ve hafta sonu karnımızı doyururdum derdi. Para biriktirip babama gönderecektim. O da o para ile gazyağı, tuz gibi evin ihtiyaçlarını karşılayacaktı.14 yaşında ergenlik çağında çıktığım gurbet yolculuğunda ilk iznime ,19 yaşında basma fabrikasından defolu basmalar hediye alarak köyüme döndüm. Ama, artık büyümüş delikanlı olmuş biri olarak annemin karşısına çıktığımda annem beni tanımadı dedi.
Şimdiki bir kısım gençlerimiz, devamlı gördükleri anne ve babalarını tanımaz hale geldiler.
Ne oldu bize, ne hale geldik başımıza daha neler gelecek?
Hiçbir şeyin kıymetini bilemez hiçbir şeyden mutlu olamaz hale geldik.
Akıp giden zaman deresinde, değerlerimizin de akıp gitmesine müsaade etmeyelim sevgili gençler.Ne anne bulunur, ne baba bulunur ne kardeş ne de dostlarımız.
Zamanında farkında olalım her şeyin. Geriye dönüş yok.
Sevgiyle kalın….
