TÜRKİYE’DE SON 20 YIL
TÜRKİYE’DE SON 20 YILDA NELER DEĞİŞTİ?
- Türkiye’ye dışarıdan göç son 20 yılda fazlasıyla arttı. Göçler ekonomik , siyasi , sosyal ve doğal nedenlerden kaynaklanmakta. Ayrıca Türkiye’de yabancı uyruklu vatandaşlara kendi ülkesinin vatandaşından daha çok imkan veriliyor. Örneğin Vakıflar Genel Müdürlüğü öğrencilere burs veriyor. Kendi vatandaşına 400 TL burs verirken yabancı uyruklu bireylere 600 TL burs vermektedir ki bu sadece verilebilecek örneklerden sadece en basiti. Bu görüşü verilerle bilimsel bir biçimde gözler önüne sermek gerekirse;
| YILLAR | KİŞİ SAYISI (BİNDE) |
| 2002 YILI | 244.289 |
| 2008 YILI | 253.644 |
| 2016 YILI | 380.921 |
| 2017 YILI | 466.333 |
| 2019 YILI | 677.042 |
- Türkiye’de işsizlik büyük bir sorundur. Üniversiteden mezun olan çoğu kişi mezun olduktan sonra yıllarca açıkta geziyor. Son 20 yılda ki işsizlik oranlarına bakıldığında arttığını ve özellikle de pandemi döneminde de daha da fazla arttığını söyleyebiliriz.
Peki Türkiye’de neden işsizlik var?
- Bireyler üniversiteden mezun olduğunda özel sektörde çalışmak istediğinde işverenler deneyim arıyor. Ama kimse bu bireylere iş vermezse hangi hakla deneyimli eleman aranabilir ki?
- İşe başlamak için yüksek oranda torpil gerekli oluyor. Torpili olan bireyler işi bilse de bilmese de işe giriyor ve torpili olmayan bireyler ise maalesef açıkta kalıyor.
- Sadece belirli bölümlerden çıkan belirli mesleklere önem veriliyor. Diğer geride kalan bölümlere ise önem verilmediğinden o bölümden mezun olan bireyler maalesef açıkta kalıyor. O bölümlere iş imkanı sağlanmıyor. Madem mezun olunca çalışma alanı olmayan bölümler o zaman neden hâlâ daha okutuluyor?
İşsizliği azaltmaya yönelik yol ve yöntemler neler?
- İlk başta torpil ortadan kalkmalı. Herkes geldiği yere emek vererek gelmeli.
- Mezun verdiğinde iş imkanı olmayan bölümlere bakılarak bu bölümlere de iş imkanı verilip çalışma alanı sağlanmalı Aksi takdirde bölümün mezunları artacak ve işsizlikte her sene daha da artacak.
- Her özel sektörde alınacak işçi sayısında 1/3 oranında deneyime bakılmadan işçi çalıştırılması mecburi olmalı. Buna uymak istemeyen iş verenler belli bir süre boyunca deneyimi olmayan birey çalıştırıp iş konusundaki yeteneğine bakmalı
- Öğretmenlikte de çok açıkta kalan bireyler var. Bunu aşmak için ise dershanelerin kapatılmamalı , okullarda olan kurslarda ise farklı öğretmenler öğretim vermeli. Bu yöntem sorunu kökten çözemese de azaltabilir.
| YILLAR | KİŞİ SAYISI (BİNDE) |
| 2001 YILI | 1.967 |
| 2007 YILI | 2.377 |
| 2015 YILI | 3.057 |
| 2019 YILI | 4.469 |
| 2020 YILI | 4.061 |
- Türkiye’de adalet sisteminin gün geçtikçe daha da kötü bir hâl almaktadır. Caydırıcı cezaların olmaması , suçluların iyi hal indirimi alması nedenleriyle insanlar suç işlemeye devam etmektedir. Bunu da kadın cinayetlerinin yıllara göre sayılarına bakalım:
| YILLAR | KİŞİ SAYISI |
| 2008 YILI | 80 |
| 2011 YILI | 121 |
| 2016 YILI | 328 |
| 2020 YILI | 436 |
| 2021 YILI (İLK 6 AYI) | 130 |
- Eğitim sistemine gelirsek; eğitim sistemi yıllardır ne kadar düzeltilmeye çalışılsa da daha da kötü hâle geldi. Ayrıca pandemi döneminde uzaktan eğitim oldu. Uzaktan eğitim süresi çoğu öğrenci için büyük bir kayıp oldu. Ama pandemi dönemi dışında da çok mükemmel bir eğitim sistemi yok. Sadece pandeminin de üstüne gelmesi ile daha da kötü bir hal almaya başladı. Öğrencilere sürekli sınavlar dayatılıyor ve sonuçlarına göre bölümlere yerleştiriliyorlar. Hiç öğrencinin eli neye yatkın ya da öğrenci neyi yaparken daha mutlu olabilir diye bakılmıyor. Öğrenci de daha iyi bir yaşam sürebilmek adına hangi meslekte daha çok para varsa ona yöneliyor yani herkes doktor, hakim, mühendis vb. mesleklere yöneliyor. Peki neden? Çünkü Türkiye’de bu meslekleri seçmedikleri müddetçe işsiz kalma olasılıklarının çok yüksek olduğunu biliyorlar. Bireyler de hem işsiz kalmamak adına hem de iyi bir gelirlerinin olması adına bu meslekleri seçiyorlar. Evet maddi anlamda durumları çok iyi oluyor ama sevmediğin bir işi yaptığın süreçte maddi gelirin iyi olsa kaç yazar?
Türk Eğitim Sisteminin En Büyük Problemi ile ilgili bir anket;
| %57,1 | Öğrencilerin ezberciliğe itilmesi |
| %45,7 | Öğrencilerin yeteneklerine göre gideceği okulların belirlendiği bir sistemin olmaması |
| %43,5 | Öğretmenlerin kendini geliştirmemesi |
| %42,0 | Öğrencilerin hayatlarının 3 saate bağlı olması |
| %41,6 | Öğrencilerin sosyal yönden geliştirilmemesi |
| %39,4 | Eğitim sisteminde yenilenme olmaması |
| %36,3 | Fazla ve gereksiz bilgi yüklemesi yapılması |
| %36,0 | Müfredatın güzel olmaması |
| %34,7 | Öğretmenlerin iyi eğitilmemesi |
| %34,4 | Dersane, özel ders ve özel okulların eğitimde eşitsizliğe sebep olması |
| %34,4 | Atama bozuklukları (Örneğin, ziraat mühendisinin sınıf öğretmenliği yapabilmesi) |
| %33,4 | Ekonomik durumun yetersiz olması |
| %30,0 | Dersane, özel ders ve özel okulların devlet okullarındaki kaliteyi düşürmesi |
| %29,7 | Toplumdaki yozlaşma |
| %29,7 | Toplumdaki tabuların yıkılamaması (Örneğin, kız çocuklarının okula gönderilmemesi) |
| %28,4 | Ailelerin eğitime gereken önemi vermemesi |
| %27,8 | Öğretmenlerin Eğitim Fakültesi`nden mezun olduktan sonra KPSS`yi kazanana kadar körelmesi |
| %14,8 | Yabancı dilde eğitim verilmesi |
| %10,1 | Diğer: |
- Ankete 317 kişi katılmıştır. Bu ankete oy verirken katılan kişiler en az 1 , en çok 18 seçenek işaretlemiştir.
- Türkiye’nin dış ülkelere olan borcu her geçen yıl artmakta. Veriler ise şöyle;
| NET DIŞ BORÇ STOKU/MİLYAR $ | BRÜT DIŞ BORÇ STOKU/MİLYAR $ | |
| 2002 YILI | 87.6 | 129.6 |
| 2010 YILI | 172.3 | 291.3 |
| 2016 YILI | 252.7 | 408.4 |
| 2020 YILI | 268.7 | 450.1 |
| 2021 YILININ İLK ÇEYREĞİ | 262.1 | 448.4 |
- Sağlık alanında hem olumlu hem de olumsuz gelişmeler yaşandı. Olumlu olarak hastanelerde tedavi olmak için sabahın çok çok erken saatlerinde sıra alıp beklemeye hatta doğru düzgün tedavi edilemeden eve gönderilmek ortadan kalktı. Artık telefonlarımızdan arayarak veya sistem üzerinden istediğimiz doktora istediğimiz gün ve saatte randevu alabiliyoruz. Ayrıca her mahalleye aile hekimliği açıldı. Bunun sayesinde hastanelerdeki birikim azaldı. Olumsuz olarak ise , devlet hastanelerine gidildiğinde çoğu hemşirenin suratı asık , hasta ile iletişim kurmasından bahsetmiyorum bile. İnsanlara bağırarak , doğru düzgün bilgi vermeyerek ilgileniliyor. Tabi buna ilgilenmek denirse. Bunun için hastanelerde denetim yapılması ve doktor olsun hemşire olsun hastalarla iyi iletişim kurmayanlar önce uyarı ardından da meslekten men edilmelidir.
- Öğretmenlik ataması konusunda yıllara göre bir azalıp bir artsa da yeterli sayıda kontenjan açılmıyor. Birçok genç, öğretmen olma hayalleri ile üniversiteye başlıyor ama bittikten sonra ise kimisi direkt atanabilse de çoğu yıllarca atama bekliyor. Yıllara göre atama sayılarını gösteren bir tablo:
| YILLAR | ATANAN KİŞİ SAYISI (BİNDE) |
| 2003 YILI | 22.814 kişi |
| 2006 YILI | 50.877 kişi |
| 2011 YILI | 39.945 kişi |
| 2016 YILI | 49.311 kişi |
| 2020 YILI | 40.925 kişi |
| 2021 YILI | 20.000 kişi |
KAYNAKÇA:
https://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye%27de_i%C5%9Fsizlik
https://pollemik.com/anket-sonuclari/5894925778145
https://www.dogrulukpayi.com/bulten/turkiye-nin-dis-borcu
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR
