Dolar
Euro
Altın
BİST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİNE DAİR SOSYOLOJİK ARAŞTIRMA

Merhaba ben Elif Atalay. Aslen Trabzon/Dernekpazarlıyım ama Samsun/Bafra'da yaşamaktayım. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldum.
A+
A-
20 Eylül 2022 09:00
496

Cinsiyet Eşit(siz)liğine Dair Sosyolojik Araştırma

Toplumsal bir sorun olan cinsiyet eşitliğine ilişkin sosyolojik bir araştırma yapılması planlanmaktadır. Sözü edilen bilimsel araştırmanın nasıl yapılması gerektiğini bilimsel araştırma yaklaşımları olan ‘‘pozitivist yaklaşım’’, ‘‘yorumsamacı (hermeneutik) yaklaşım’’ ve ‘‘eleştirel yaklaşım’’ bakış açılarını , aralarındaki farkları dikkate alarak , karşılaştırmalı bir biçimde analiz edelim.

Günümüzde cinsiyet eşitliği ne yazık ki yok. Hemen hemen her toplumda cinsiyet eşitliği yok. Bunlardan biri de post modern toplumlardır. Bence bunun nedenlerinden biri eski çağlarda beri süregelen ve artmakta olan bir durumdur. Önce bilimsel araştırmanın ve bilimsel araştırma yönteminin kısaca tanımını yaparak başlayalım :

Bilimsel araştırma insanın hayatının her alanındaki olgular ve olaylar hakkında bilgi edinmek için yapılan bilgi üretim faaliyetleridir. Bilimsel araştırma türleri açısından farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Önemli olan, araştırmada kullanılan türün araştırma konusuna uygun olması ve kanunun araştırılmasına katkı sağlayabilmektedir.

Bilimsel araştırma yöntemi ise sorunu belirleme , gözlem , hipotez kurma , hipotezi test etme , teoriye ve genel kanunlara ulaşma gibi çeşitli aşamalardan oluşmaktadır.

Şimdi de bilimsel araştırma yaklaşımlarından olan ‘‘pozitivist yaklaşımın’’ tanımına bakalım ve analizimize başlayalım:

POZİTİVİST YAKLAŞIM:

Aydınlanma düşüncesinin bir ürünü, modernist bilim anlayışının yansımasıdır. Gerçekliğin insanlarda bağımsız olarak var olduğunu savunur. Yani en genel tanımı ile , sosyal ve fiziksel dünyanın gözlem ve deneyle test edilerek incelenebileceğini öne süren bir yaklaşımdır.

Bir ülke veya şehirde seçip burada da cinsiyet eşitliği olduğunu düşünelim. Herkes eşit durumda ve aynı haklara sahip. Burada deney yapmış oluyoruz. Bu deney sonunda ortaya çıkan sonuçlar ise gözlemdir.

Günümüzde erkek ve kadınlar ne yazık ki aynı hak ve özgürlüklere sahip değil. Örneğin ; bazı insanlara göre kadından asker mi olur ya da erkek adam ev işi mi yapar gibi bir sürü görüş var. Bu görüşün bir nedeni de aileler erkek çocuğunu paşalar gibi büyütüp , kız çocuğunu da eve mahkum bırakarak büyütüyor ve bu durumda olan bireyler büyüyünce kendi çocuklarını da aynı şekilde büyütüyor.  Bu durumda gitgide artıyor. Tabi aynı zamanda bu şekli büyüyen kadında eşini ev işine müdahale ettirmeyerek eşine de bu durumun gayet normal olduğu izlenimini verir ve bu nesiller boyu sürer. Böyle devam ederse de cinsiyet eşitsizliği gitgide artar ve önüne geçilemez. Hatta gitgide artar. Tıpkı günümüzde olduğu gibi.

Sıra yine bilimsel araştırma yaklaşımlarından olan ‘‘yorumsamacı (hermeneutik) yaklaşımın’’ tanımına bakmakta:

YORUMSAMACI (HERMENEUTİK) YAKLAŞIM:

Doğal gerçekliklerle toplumsal gerçekliklerin aynı yöntemle incelenemeyeceğini savunur. Genel geçer toplumsal yasalara ulaşılamaz ve araştırmalar genelleme amacı taşımaz.

Günümüzde cinsiyet eşitliği ne kadar kabul gören bir kavram olsa da hala daha bazı yerlerde uygulanmıyor. Ayrıca da şöyle bir durum var. Cinsiyet eşitliğinden bahseden kişinin nasıl bir cinsiyet eşitliğinden bahsettiği. Mesela Suudi Arabistan çoğu konuda olduğu gibi giyim konusunda da çok katı kurallar koymuştur. Kadın ve kızlar hatta yabancılarda dahil olmak üzere siyah çarşaf giyecek ve başları kapalı olup ayakları da görünmeyecektir. Ama Türkiye gibi bazı ülkelerde de giyim konusunda bir kural yoktur. Seçimini bireye bıraktı ve birey de özgürce nasıl giyinmek istiyorsa öyle giyiniyor.

Son olarak yine bilimsel araştırma yaklaşımlarından olan ‘‘ eleştirel yaklaşıma’’ bakalım:

ELEŞTİREL YAKLAŞIM :

Eleştirel yaklaşım ise toplumu sosyal politik , kültürel ve benzeri faktörler olarak görür. Amacı sadece toplumsal dünyayı incelemek değil onu aynı zamanda değiştirmektir.

X ve Y olmak üzere iki toplum düşünelim. X toplumunda kadınlar giyim , çalışma hayatı , seyahat gibi birçok konuda kısıtlanıyor. Bu toplumda ayrıca çok yakışıklı olan erkeği de kadınları günaha sürükleyebileceğinden diye sınır dışı ediyorlar. Yani bu toplumda erkekte kadında çok zarar görüyor. Böyle toplumlarda bu denli katı kurallar yüzünden orda yaşayan bireylerin psikolojik durumları bozulabiliyor ayrıca toplumun huzuru da kalmıyor. Ama Y toplumunda herkes istediği giyinebilir , çalışabilir , seyahat edebilir ve hatta çok yakışıklı olduğu gerekçesiyle de ülkeden sınır dışı edilmeden rahatlıkla yaşamını sürdürebilir. Bu sayede toplum huzurlu ve özgürlükleri kısıtlanmadan yaşayabiliyor. Yani X toplumu bireylerin çoğu hakkını kısıtlayıp , bireylere değer vermiyor ama Y toplumu ise cinsiyet eşitsizliği yapmadan herkesi eşit görüp aynı hakları veriyor.

-Şimdi de yukarıda verilen üç yaklaşımı karşılaştıralım:

  • Pozitivizm bilimi, toplumun kişisel , politik ya da dinî değerlerinden olan özel ayrı bir bölüm olarak görürken eleştirel yaklaşım ise toplumu sosyal , politik , kültürel ve benzeri faktörler olarak görür.
  • Pozitivizme göre araştırmanın hedefi bilimsel açıklamak ve insan davranışının evrensel yasalarını keşfetmek ve belgelemektir. Ama yorumsamacı (hermeneutik) yaklaşıma gelirsek ; bu yaklaşımda inceleme sürecinin bir parçası olarak kişisel bakış açıları ve hisler üzerine düşünme , onları yeniden incelenmesi ve analiz etmesi gerektiğini öne sürer.
  • Pozitivizm mantıksal olarak yasalara bağlıdır ve olgulara dayanır. Eleştirel yaklaşım ise nesne – özne arasındaki uçuruma köprü kurar ve olguların kuramdan bağımsız olmadığını söyler.
  • Yorumsamacı (hermeneutik) yaklaşım belirli bağlamların ve anlamların özelliklerini toplumsal anlamı kavramak için gerekli bulurken eleştirel kurama göre sadece toplumsal dünyayı incelemek değil aynı zamanda onu değiştirmektir.
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.